Çarşamba, Mart 19, 2014

Kuzguncuk'ta bir Resim Atölyesi

2-12 yaş arası çocukların resim dersi aldığı bir mini atölye burası :
Dilek Demirci'nin Kuzguncuk'taki atölyesi
 
3 yaş erken mi diyor insan ama benzer yaşlardaki çocuklarla, resimle, rengarenk kağıtlar ve boyayla dolu atölyeyi sevmemek, ilham almamak, bir çocuk olarak sevmemek mümkün değil.
 
Dilek hanım da Boğaziçi'nde de senelerdir ders verdiğini öğrendiğim ve bir kere bile karşılaşmadığıma hayıflandığım dünya tatlısı bir resim öğretmeni, bizi çok sıcak ve çok doğal karşıladı.
İlk kez gittiği bir ortamda bizi bırakmaz sanıyordum Alya,
hemen boyalara dalarak unuttu gitti,
kısa bir süreliğine,
sonra geri çağrıldık o ayrı :)
 
 
 
 
 
 
 Kısacık da olsa bir mini Kuzguncuk keşfi
 
 



1 kere götürdük biz Alya'yı bu atölyeye,
ve üstelik hemen de ısınamadı oraya
ama o günden beri evde sürekli resim yapıyor.
ve sonuç olarak yatak odası sergi portföyümüz her gün artmakta:

 
 
atölye hakkında daha fazla bilgi için:

Pazar, Mart 09, 2014

dediğimi yap, yaptığımı yapma



size de oluyor mu?

 belli kuralları koymaya, oturtmaya çalışıyorsun, 
ama önce senin uyguluyor olman lazım onları, değil mi. 
mesela yatakta yemek yenir mi?
yenmez!
peki ama ya canın yatakta bir pazar keyfi çektiyse, 
şöyle güzel bir de tepsi hazırladıysan
 ve kızınla beraber bu ender keyfin tadını çıkarmak istiyorsan
nasıl anlatırsın ona 
yemek masada yenir---her zaman
bu sadece bir "istisna"
sonra o istisna çocuğun kural bozmak için bahanesi olmaz mı?


ben pek kuralcı değilim maalesef
maalesef, çünkü aslında bunun gerekliliğine inanıyorum
en azından çok temel şeyler için bunu korumaya çalışıyorum
masada yemek gibi
hem gelenek olarak da hoşuma gidiyor
aile olarak masada yemek saatlerinde buluşmak
o gün hakkında konuşmak...
ama gördüğünüz gibi bu pazar bunu bile tutamadım:)


siz nasıl başediyorsunuz bu durumla,
kendi alışkanlıklarınız mı yoksa olması gereken mi?

Maki Maki

Dün gece bir konsere gittim, 
o vakittir içim kıpır kıpır, 
haliyle sabah da neredeyse dansedereek uyandım:

Goran Bregovic 

Dinleyin bir yarım saat, size de bulaşacak eminim:)



Salı, Mart 04, 2014

Çocuk


İş Bankası Yayınları
Desmond Morris

Geçenlerde okudum bu kitabı bir çırpıda, babannemiz getirmiş sağolsun. Hem okuması çok kolay, hem de çok güzel detaylar veriyor büyük resmin yanında.

Özetle benim dikkatimi en çok çeken detaylar :

 - Kitap okuma çocuğun dikkat süresini zamanla artırır. 4 yaşına kadar oldukça kısadır dikkat aralığı --->Herşeyin giderek hızlandığı ve kısa yoldan tüketildiği teknolojji çağında özellikle bu çok büyük bir katkı diye düşünüyorum. 

 - Çocukta öğrenmenin en etkin hali rol modellerini gözlemleyerek olur. Rol modellerinin bir etkinlikten zevk aldıklarını görmek, eğitim almalarından daha etkilidir. Çocuklar yapay ilgiyi saptama konusunda cok iyidirler.--->Vardır çevrenizde mutlaka, kendi kitap okumayan aileler zorla çocuğa kitap okutmaya çalışırlar, kitabın ne kadar iyi ve faydalı olduğunu anlatıp kendileri bir kere bile ellerine almazlar ama çocuğun okumasını beklerler, ya da hayatında sporun yeri olmayan bir ailenin çocuğunu zorla spora göndermesi gibi... 

 - Çocuk başkalarına ait ne kadar çok duygu öğrenirse kendini o kadar iyi ifade edebilir büyüyünce.-----> Çocuklar görmüşsünüzdür kendini yerden yere atan, ya da tam tersi içine kapanık, kendilerini ifade edemedikleri zaman hırçınlaşan, sessizleşen. Kendini iyi ifade edebilen çocuk duygularını içine atmak zorunda kalmaz, ve o kadar rahat bir iletişim kurabilir. 

 - 4 yaşındaki bir çocuk artık toplumsal bir durumu kontrol etmek için de yalan söylemeye başlar ancak 3 yaşındaki bir çocuk cezadan kaçınmak için yalan söyler, ve bu 3 yaş çocuğuna dürüstlüğün kutlanan bir şey olduğunu öğretmenin, yalancılığın cezalandırılacak bir şey olduğunu öğretmekten daha büyük etkisi vardır.

 - 3 yaş için makas kullanmayı öğrenmek avuç içi kaslarının güçlenmesini sağlar, ki aynı kaslar çatal bıçak diş fırçası kullanmak için de kullanılır----> Hemen bir çocuk makası alınacak.

Çarşamba, Şubat 26, 2014

Oyun Hamuru ile yaratıcı çalışmalar





Bugün biraz yorgunum, zor ve yoğun bir hafta oluyor, evde 2 günde toplam 1 saat uyanık geçirdiğim, fotoğraf çekmeyi, sevdiklerimle olmayı özlediğim bir hafta. Bazen de böyle. Özlem de güzel bir duygu olabilir,
herşey yolunda gidiyorsa,
öyle değil mi!?

Dolayısıyla sizi ince motor kas gelişimi için harika bir oyun ve oyuncuyla baş başa bırakıyorum :)
 

Salı, Şubat 25, 2014

Aileye son katılan Harf



Cuma sabah Evren'den bir video geldi, "çabuk seyret" diye de not düşmüş, Alya son kalan harf "R"yi de hanesine katarak tüm alfabeyi tamamladı. Tüm haftasonu onun bu yeni keşfini gerek bizim isteğimizle gerek kendi isteğiyle tekrarlamasıyla geçti: araba, tren, evren, nadir, resim ...

En baştan beri yanlış, eksik ya da farklı söylediği kelimeler, ifadeler çok hoşuma gidiyordu. Mesela Bababa diyordu babannesine çook küçükken, ya da kendine "sen" diyordu, "Sen istersin"(istiyorum demek yerine) Şimdi bir tek "şakpa" kaldı, şapka yerine, düzeltmek istemiyorum bir süre daha:)

"Zaman
Biraz ağır ol,
Henüz erken
..."
(Şebnem Ferah)



Pazar, Şubat 23, 2014

Pazar Ritueli

Bu pazar ve her pazar olduğu gibi geçenlerde yine bir pazar günü ama bu sefer minik misafirlerimiz için bir takım hazırlıklar peşindeydik.






işte misafirlerimiz bir dünya tatlısı Asya



  tabi sizce kim en minik misafirimizi bu hale getirdi, etrafını donattı ki düşmesin?


Bu da bu pazar bir yenidoğan ziyaretine götürdüğümüz cupcake tasarımıyla body ve çorap.
Çok ama çok tatlı değil mi :)




Perşembe, Şubat 20, 2014

Masal


bir varmış bir yokmuş
dünya tatlı bir masalmış
çiçeklerle kaplı rengarenk...
laleler sarı beyaz,
pembe ve mor menekşeler.

sabahları oyunla başlarmış gün 
uyuyana kadar da sadece oyun oynanırmış
başroller kapılmış,
tweety, fil kardeş, ördek kardeş, ponycim, pembiş...
her gün özenle dizilirlermiş   
 her biri masaldan daha gerçek

 
ayrılıklar eskisinden daha kolaymış
kalabalık ailelerin önemli olduğu zamanlarmış

kavuşmalar içinse şarkılar bestelenir, şiirler yazılırmış
"anne seni çok özledim, çok seviyorum, vah vah vah"
 
 
böyle böyle günler birbirini kovalamış
koca bir ay geçmiş derken
iyi günler de olmuş, daha zorları da
tekrarlandıkça huzur veren rutinler de
heyecanlandıran ilkler de


bu masalın bir sonu yokmuş ama yine de
gökten bir kaç tane elma düşmüş
herbiri de bu masalın sadık dinleyicilerine..
 

Cumartesi, Ocak 25, 2014

ilk karne


3 yaşa 2 ay kala alındı ilk karnemiz. Yanlız bugün aynı zamanda okuldaki 'en yakın arkadaşı' Ela'nın da doğumgünün kutladıkları için hakim konu oydu, iyi ki doğdun Ela demişler, pasta yemişler, pastası hello kitty'liymiş, bizimki de hello kitty'li pasta istermiş, bir tane abi gelmiş, değişik hareketler yapmış, Ela'nın babası mıymış, yoksa kendi babası da mı gelmiş orada hatlar karıştı. :)

Zaman hızlı akıyor, ilk veli toplantımızı anlatamadım size.
O sırada Alya hiç bir şey anlatmadığı için kontrolden değil ama meraktan öğretmenine yapışmıştık neler yapıyor sınıfta diye. Meğerse 3-4 ay beklemeliymişiz, şimdi her gün birer kez arkadaşlarının isimlerini sayarak başlıyor o günü anlatmaya ve yukarda gördüğünüz gibi detaylara da hakim oluyoruz. Onu dinlemeye b-a-y-ı-l-ı-y-o-r-u-m. 

Hiçbir şey anlatmadığı sıralar araştırmıştık da diyorlardı ki siz anlatın neler yaptığınızı o gün,  o da sizi takip eder. İlk gün oturduk babasıyla başladık ofiste o gün neler yaptığımızı anlatmaya, Alya'dan tıs yok, ertesi gün tekrar, yine tıs yok. 3. gün Alya kapıda babasını karşılarken hemen sordu:

"-Baba, bana bugün ofiste neler yaptığını anlatır msn?" 

Herşeyin bir yeri bir zamanı varmış meğer :=)

Herkese iyi sömestrler! 

Salı, Ocak 21, 2014

Meraklı Minik


Tubitak tarafından çıkarılan harika bir dergi. 

Dergi içeriği 3+ için daha anlamlı ancak yanında verilen kağıttan "oyuncak"lar 2 yaş için bile bir harika. 1 saatten fazla oynadı Alya ki onun için çok uzun bir süre. 

Ocak sayısında kafa, vücut ve ayaklardan oluşan 3'lü resim tamamlama kartları ile derlemeler yapıp, her birine birer isim verip, sonra bir de onlara yanda yuvarlaklarda gördüğünüz yiyeceklerden yedirip çok eğlendik. Diğer gözdemiz de doktor seti idi, kağıttan bile olsa.

Hala duymayan kaldıysa mutlaka bir göz atın.

Daha fazla bilgi için:
http://www.biltek.tubitak.gov.tr/merakliminik/
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...